23 Temmuz 2015 Perşembe

Loreal Infallible Stay Fresh Foundation 24H Ürün incelemesi

Selam ola yoldaşlar!  Hazır fırsat bulmuşken yazmaya devam!
 Yine bronzlaşmış olmamın bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak koyu tonlarından memnun kalacağımı düşünüp, aldığım  Alix Avien Fondoten yazımı yazarken (Alix Avien yazımı okumak için tık tık) diğer fondötenim diye bashettiğim ürün de karşınızda :)

Loreal fondoten kullananlar genel anlamda memnun olduklarını belirtiyorlar. Çoğu blogger da överek  bahsediyor Loreal fondotenlerinden. Drugstore ürününe göre fiyatlarıda yüksek olan bir marka. Benimde beğendiğim rujları ve bazı ten ürünleri var, yok değil! Şu ana kadar denediğim fondotenlerinden pek memnun kalmadım. Bakalım bu fonoteni beğenmişmiyim, İyi yönleri-kötü yönleri neler. Almaya değer mi :)


Ürün Görseli
 Pompalı ve cam şişeye sahip. 30ml




            Renk seçenekleri: -125 Natural Rose -140 Golden Beige -150 Beige Eclat -200 Golden Sand -220 Sand -235 Honey -300 Amber

Bende ki rengi 150-Beige Eclat. Alix Aviyen'de aynı şeyi düşünememiş olsamda bu fondoteni alırken koyulaşma ihtimaline karşı bir ton açık renk aldım şu anki ten rengime göre :) Golden Sand gözüme çok koyu geldi daha da koyulaşırsa kabusum olur diye düşündüm :)

Fondoten yapısı


Ne çok sıvı ne çok katı, orta bir yoğunluğu var fondotenin.Ürünü yine cushion süngerlerim ile press yaparak uyguluyorum. Kapatıcılığı açıkçası beni kendine hayran bıraktı. Nem oranı başarılı! Nemlendiriciliğinin, kuru cildim ile gayet iyi eşleştiğini söyleyebilirim. Cildimi sürdüğüm andan itibaren nemlendiriciliğini hissediyorsunuz. Yağlı ciltlere bunu pek önermem aynı performansa sahip olup yağlı ciltler için olan Matte serisini kullanmanız daha iyi olur sanırım. Yağlı cilde sahip kişilerde kolaylıkla sivilce sorunu yaşanmasına sebep olabilir gibi geldi bana. Yağlı ve yağlıya dönük karma ciltlere dikkat edin derim.

Ürün normal fiyatı ile Gratisten aldım. 50TL civarında bir ürün.




Etude House Cushion süngeri ile Dağıtılmış hali :)


Yüzümde ki tatlıcık şirincik  kurtulamadığım sevdicek lekelerimi kapatma performansı gerçekten harka!
(lekelerimi sevmeyi onlarla yaşamayı öğrendim sanırım :D oldum yani olmuşum gibi haha )
Bir müddet sonra ışıltı gidiyor hafifçe matlaşıyor. Fırça ve normal süngerle de kolay uygulanabilir yapısı var. Kırışık bölgelere yada gözeneklere doluşmuyor, maske gibi durmuyor. Cildinizi yumuşacık yapıyor. Kadifemsi bir his veriyor yüzünüze dokunduğunuzda.



Ancaaaaak maalesef bu da kararıyor :( Fondoten rengi tenime göre açık olsa da normalde koyu tona doğru giden ara bir bej rengi olduğundan karaması o kadar kendini göstermiyor gibi. Karardığında en azından ten rengimle tam birebir oluyor. Ve ekstra bir koyu renk görünmüyor yani. Aslında ten rengime birebir uyan ton almış olsaydım -200 Golden Sand -220 Sand-  muhtemelen kararma sonrası  bronzu geçip yine siyahlaştıracak ve gözüme batacaktı. Ama kendiliğinden hafif kararması sebebiyle aynı tonu yakalamış oldum :D
Yaklaşık 1 saat sonra ki hali
Kararması en fazla bu kadar oluyor. Ellerim çok kararmış gerçi ama yüzümle birebir uyum sağlıyor bu hali!

Fondotenin uzun süre kalıcılığı da beni şaşırttı gerçekten. Çok duydum 12 saat kalıcı, 24 saat kalıcı ürün diye ama fos çıktı %90 oranında :D
%10luk kısımda olanlardan biride bu ürün işte bence, 24 saat olmasa da en az 8-9 saat kalıyor, bu saat dilimi sonrasında hafif bozulma olsa da tamamen yokolmuş olmuyor ki Türkiye'de ki bir çok fondoten performansının üstünde bir durum demek bu bana göre!
Ben ilk sürdüğümde 3-4 saat sonra aynaya baktığımda, oldukça şaşırdım! Hiç bozulma yoktu, hava sıcaktı ama akmamıştı, erimemişti. Eğer Kore kozmetik ile tanışmamış olsaydım bu fondoten kesinlikle favorim olurdu daha iyisi çıkarana kadar bu ürünü kullanmaya devam ederdim :)


Lakin kararma konusu yüzünden bana bu ten makyajı ürünlerinden Türkiye'de ekmek yok ben bunu anladım! Ama olurda Kore ürünleri alamama gibi bir durum olur ise bu fondoteni keşfetmiş olmam iyi oldu :)

Kuru ciltli olup, kapatıcılığı yüksek, verdiği his insanı mutlu edecek düzeyde, hemen uçmayan uzun kalıcılık arayan, gözenek kırışıklık sorunu olup doluşmasını istemeyen makyajsever dostlarımın gönül rahatlığı ile alabileceği bir ürün :)

Bir sonra ki yazımda görüşmek üzere, sevdiklerinizle kalın, sevgi ile kalın :)




Alix Avien Anti-Aging Foundation with Hyaluronic Acid Ürün incelemesi

Uzunca bir süreden sonra merhabaaaaaa!
Son zamanlarda ciddi anlamda çok yoğun olmam sebebi ile blog ve instagram ile pek ilgilenemedim ama elimden geldiği kadar sizlere ürünler hakkında yazmaya devam edeceğim ^^
Bu defa konuğum Kore'ye ait bir marka değil :) Türkiye de satılan rahatlıkla bulabileceğiniz bir ürün.
Açıkçası ben uzun süre önce fondoten kullanmayı bıraktım. Neredeyse 5 yıl oluyor. Ama arada bir alıp denediğim acaba bu nasılmış ki diye atladığım ürünler olmuyor değil... Bu fondoteni de bronzlaştığım için, elimde ki bb kremlerim ve cushionlarım açık renk kaldığı için geçici bir süreliğine denemek için aldım. Aslında 2 adet fondoten aldım diğerini de tez zamanda yazacağım :) Bu fondotenden başlama sebebim, bir kaç sene öncesinde yazıları yazılmış bir ürün olmasına rağmen, anti aging özelliği olan, hyaluronic acid içeren bir ürün olması ve benim bir kaç günlük kullanımımla en azından beklentilerimi karşılayıp karşılamadığını tekrar yazmak istemem. Maalesef bazı bloggerlar sponsor bulup bedava ürün alayım derdine önüne çıkan her ürünü övüyor ve bu övgüler yüzünden onca araştırma yapıp aldığımız ürünler elimizde kalıyor!
Bu nedenle yorumlanmış dahi olsa satın alıp durumu kendim görmeyi (her ürün içi olmasa da) seviyorum :)
Hadi bakalım ürünümüzü anlatmaya başlayayım :)




Ürün görseli
Pompalı bir ürün,istediğiniz kadar ürünü alıp kullanabilirsiniz,  ürünün olduğu haznesi cam ve 30ml
.

İçindekiler
Aqua, Cylopentasiloxane,
 Titanium Dioxide,
Disiloxane,
Dimethicone,
 PEG-10 Dimethicone,
Cyclomethicone,
Dimethicone/Vinyl Dimethicone Crosspolymer,
 Disteardimonium Hectorite,
Polyglyceryl-4 lsostearate,
Cetyl PEG/PPG-10/1 Dimethicone,
 Hexyl Laurate,
Trimethylsiloxysilicate,
 Isodecly Neopentanoate,
Propanediol,
 Vitis Vinifera (Grape Juice-Üsüm Suyu),
 Propylene Carbonate,
Sodium Hyaluronate,
 Dimethyl Isosorbide,
 Sodium Chloride,
Phenoxyethanol,
 Ethylhexylglycerin,
 Tsuga Canadensis Leaf Extract (Çam yaprağı özü),
 Butylene Glycol (+/- CI77491, CI77492, CI77499)
Bu içeriklerden herhangi birine alerjiniz var ise kullanmamanız için içindekileri özellikle el ile yazdım,  google aramalarınızda daha rahat ulaşabilmeniz için :)

Vaadler
  • Mükemmel kapatıcılık, sağlıklı ışıltılı, pürüzsüz ve ipeksi etki,
  • Hyaluronic Acid, nemi cilde hapseder ve nemin cilt yüzeyinde kalmasını sağlar,
  • İçeriğinde ki üzüm ekstresi cildi yeniler ve yeniden yapılandırır,
  • İçeriğinde ki yumuşak dokulu pigmentler sayesinde cildinize kolayca uyglanır,
  • Çam yaprağı (Tsuga Canadensis Leaf Extract) özü güüneş ışınlarının neden olduğu yaşlanmalara karşı cildi korur,
  • Üzüm suyu (Vitis Vinifera)özü cildin gençliğini korumasına, kırışıklıkların azalmasına yardımcı olur,
  • Yağlı ve yapışkan his bırakmayan özel formülü cildinizin nefes almasını sağlar.


demişler :)

Fondoten yapısı

Ürünü ilk bir kaç pompada sıvı geliyor oldukça. Hepsimi öyle bende mi öyle oldu bilmiyorum. Bir kaç kez salladım acaba bu sıvılık karışırmı diye, ardından daha yoğun bir kıvam ile pompadan gelmeye başladı.  . Yarı likit bir yapısı var. Sürünce çok hafif bir yağlı olduğunu belli eden görüntüsü var ama belli bir süre sonra yarı mat hale geliyor. Yağlı ciltler için pudra ile kullanılması önerilmiş bazı bloglarda. Benim cildim kuru olduğu için herhangi bir ürün kullanmadan (güneş kremi sonrası) doğrudan cildime uyguladım. Kore kozmetik cushionlarımın süngerini kullanarak uyguluyorum. Bu Smart Cushion süngerler gerçekten fondoten ve bb kremleri çok güzel dağıtıyor cildime. Pressleyerek uyguluyorum anlayacağınız :)

Uygulamadan hemen sonrası

Cushion kullanıp press yöntemi ile uyguladığımda kapatıcılığı gayet iyii malum lekelerimi tam anlamıyla kapatmasada çok göze çarpmayacak şekilde kapatma söz konusu, ama el ile veya fırça ile dağıtarak sürdüğünüzde kapatıcılığı orta düzeyde oluyor.
Anti-aging etkisini kısa süreli kullanmış olmamdan dolayı görmedim, ancak yapışkan ve yağı bir his bırakmıyor gerçekten. Vaadedilen cildin nefes alması ve onarması kısmı bana pek inandırıcı gelmedi nedense :S



 Ben Watsons'dan 1 alana 1 bedava kampanyası olduğu için  405 ve 406 numarasını aldım. Fiyatı 35 TL. 
Kırışıklıklara doluşma gibi bir sorunda yaşamıyorsunuz...
Yüzünüzde maske varmış gibi durmuyor...

Aldığım numaralar sarı alt tonlu ve koyu tonları olduğundan ilk sürüldüğünde ki 1 saat kadar bronzlaşmış tenime gayet uygun oldu renk olarak... Bronzlaştım evet ama simsiyahta olmadım :) Neden böyle dediğimi merak ediyorsanız hemen açıklayacağım :)


Maaleseeeef! Bu üründe kararıyor,Oksitleniyor yani! 1-2 ton kadar olduğu tondan koyu bir hale geliyor :(

Ürün uygulandıktan 15 dk sonra
Bir üstteki resimin 15 dakika sonra ki fotoğrafı bu. Işıltı gidiyor ve tamamen olmasa da oldukça matlaşıyor. Gördüğünüz üzere 15 dakikada ki kararması böyle, hadi bu ton bronzlaşmış tenime biraz uyuyor ancak  1 saat sonra daha da kararıyor ve cildim bronzluğu geçip siyahlanmış gibi duruyor :( Açık tonu bile olsa kararacağı için açık tonlarını da ben şahsen kullanmayı düşünmüyorum...

 Üzüm suyu içeriği var tamam, hyaluronic acid var tamam ama bu kararması olmasaydı eğer biraz da ı olabilirdi! Allahtan tenim zaten karardığı için ses çıkarmayıp, arada bir kullanacak ve koyu ton bb cushiolarımın Kore'den gelmesini bekliyoum.

 Ancak bronzlaştıysanız veya koyu tenli iseniz, kararması işinize geliyorsa ve bu içeriklere sahip  bu fiyata uygun ürün bulamam diyorsanız tam size göre :)  Ancak fiyat olarak biraz pahalı da olsa bir sonra ki yazımda size anlatacağım Loreal Infallible Stay Fresh Foundation 24H fondoten alıp kullanmanızı öneririm. Neden derseniz yeni yazımda buluşalım :)

Görüşmek üzere pericikler hoşçakalın :)






30 Haziran 2015 Salı

Mizon 3 Step Let Me Out Bye Bye Blackhead Mask Ürün yorumu

Merhabalar efenim, bugün yine Kore'den bir ürün ile karşınızdayım :)

Siyah ve beyaz noktalar malum herkesin derdi hele de yağlı cildiniz var ise baş belası!
Bende fazla olmasa da yine de rahatsız eden siyah noktalar var maalesef :/ Ama arkadasimda daha bol miktarda olduğu için ürünü size onun burnunda tanıtacağım ahahaha :D Her ne kadar izin vermese de zar zor hık mık derken yaptım ve fotilerini çektim ahaha. Ben çok eğlendim yaparken o anlara şahit olamayacak olsanız da en azından öncesi sonrası ve aşamalarını size anlatabileceğim :)

Gelelim ürünümüze :)


3 adet ürün seti olarak geliyor paketinde. Güzelliğimize güzellik katıp yüzümüzde ki noktacıklardan kurtaracak, ayrı ayrı görevleri var :)
Burnumuzun öncesini bi görelim :p


Uygulamayı anlatayım bakalım bakalım nasılmış :)
Öncelikle cildimizi normal rutin ürünlerimizle temizliyoruz.
Temizledikten sonra 1. Adım yazan (Step1) gözenek açıcımızı siyah noktalı bölgelere sürüyoruz.
Bu gözenekleri açmaya yarayan ilk adımımız! İçeriğinde deniz tuzu varmış, gözenekleri açıp içerisindekileri gevşeten bir yapısı var... Kokusu limonumsu hoş bi koku...
Tüpün içinde şeffaf ve beyaz bir jel karışımı var. Orta yoğunlukta bir kıvamı var...

Bu jeli sürüp 1-2 dakika bekleyip yıkıyoruz.

Geçiyoruz 2. Adıma.
Bu tüp ise asıl maskemizin olduğu ürün!
İçeriğinde siyah sarımsak ve kömür varmış. 
Böyle simsiyah sıvı şekilde bir maske var içinde. Bunu 1. adım olarak uyguladığımız jeli sürdüğümüz yerlere sürüyoruz.

Sağolsun arkadas bi rahat durmadığı için tam süremedim, aslında biraz daha kalın sürülmesi gerekiyor ama nerdeeee :D Bunu zor sürdüm pek kıymetli buruncuğuna :p

Neyse, sürdükten sonra 10-15 dk kuruyana kadar bekliyoruz ve soyuyoruz!

Soyduktan sonra maskede kalanları görünce bi şoka girip çıkıyosunuz :p Resimde tam görünmüyor çok yakını bir türlü odaklayamadım ama bu fotide bile o noktacıklardan neler olup bittiğini anlamışsınızdır :D

Ve son yani 3. adım!
Bu da açılan gözeneklerin kapanması için serum. Bunun içinde de cadı fındığı (hamamelis-güvercin ağacı) ve yeşil çay özleri var...



Böyle beyaz kremsi bir yapısı var. Sevdiceğimin söylediğine göre ferahlık hissi veriyormuş :) Bende yapacağım yarın kısmetse çok kıskandım :D
Bunuda maskeyi sürüp soyduğumuz, gözeneklerimizin temizlenip açıldığı bölgelere güzelce sürüyoruz. Ve mutlu
 ***SON***

Şimdi öncesi ve sonrası fotisini birlikte koyacağım ki fark daha iyi anlaşılsın :)


Gördüğünüz üzere oldukça büyük bir temizlik olmuş, burnuna bir parıltı ışıltı, nur inmiş ahaha :D :p %80-90 oranında siyah ve beyaz noktalar  sökülüp gitmiş. Aslında daha kalın sürebilseydim bence bunlarda giderdi ama birdaha ki sefere kısmet :D

Umarım sizlere de faydası olacak bir ürün tanıtımı olmuştur arkadaşlar. 
Sevgiler <3




27 Haziran 2015 Cumartesi

Skinfood My Short Cake Liquid Eyeliner ve Etude House Oh My Line eyeliner yorumlarım

Merhaba arkadaşlar, biliyorum bir süredir blogumla ilgilenemedim :( Instagram hesabımdan ara ara fotoğraf paylaşsam da blog yerini tutmuyor maalesef. Bloguma yazı yazmayı özlüyorum ama bir türlü fırsat bulamadım son zamanlarda.

Bugün sizlere bir süredir kullandığım iki eyeliner hakkında yorumlarımı yazacağım.

Tabi ki bu eyelinerlerımda yine Kore Kozmetik ürünlerinden (Satın almak isterseniz tıklayınız) :) Uzun süredir eyeliner olarak Maybelline Colossal Kajal 12H Extra Black Göz Kalemini kullanıyordum ( yazısı için tıklayınız ), ancak daha kalıcı, dağılmayan, daha siyah eyeliner-gözkalemi arayışım hep sürmekteydi. Kore Kozmetik ürünlerinden çok ürün kullanıyorum neden hiç eyeliner denemedim ki ben diyerek 2 adet eyeliner satın aldım :) Bakalım neler almışım hangisinden memnun kalmışım (^.^)

 Etude House Oh My Line Eyeliner  ve Skinfood My Short Cake Liquid Eyeliner
,

Önce Skinfood My Short Cake Liquid Eyeliner'ı anlatayım :)
Ambalajı düz,  hafif kalın tükenmez kalemi andırıyor. Ucu oldukça ince ister kalın ister ince hat çizebilirsiniz. 
Oldukça koyu siyah ve mat bitişi var. Tutacağınız kapak kısmı bana göre biraz kalın geldi  yeni eyeliner kullanmaya başlayacaklar için bu kadar kalın kapaklı eyeliner ve kalemleri pek önermiyorum. 
Siz temizleyene kadar gözünüzden kıpırdamıyor :) Akmıyor, dağılmıyor! Çok fazla kullanmış olacağım ki fırçasının ucu hafifçe dağıldı gibi. Dağılmak demeyeyimde hani uç kısmından incecik saçaklanmış gibi hafifçe pamuklanır gibi olur ya onun gibi oldu. Biraz haşince kullandığım içinde olabilir bilemedim :/


Gelelim Etude House Oh My Line Eyeliner'a
Kutusu çok şirin. Bu Etude House içerik kadar görselliğe de çok çok önem veren bir marka! Her ürün illa ki hoş bir ambalaja sahip. Hele prenses serisine hayranım ama limited edition olduğu için yakalayamadım :/ Ama birdaha asla o tür bir seriyi kaçırmayacağım! Asla!

Neyse eyeliner'a döneyim :p
Bu eyelinerın tutacak kısmı olan kapağı yukardan ince başlayıp aşağı doğru kalınlaşıyor. Yani kalın kapakla rahat ederseniz dip kısmına yakın yerden, eğer ince kapaklı tercih ediyorsanız daha uca doğru tutarak rahatça kullanabilirsiniz.
Fırçası ince ve ürün rahatlıkla sürülebiliyor.
Kalın yada ince hat çizmeye müsait bir fırçası var.

İlk sürüldüğünde parlıyor ama 25-30 saniye sonrasında matlaşıyor ve sabitleniyor. Elinizle dağıtmak isteseniz bile dağılmıyor. Ve sabah sürüp ertesi sabaha kadar bekleseniz bile dağılmıyor. Tecrübem ile sabit:) Maybelline Kajal kalemden daha koyu ve güzel duruyor gözlerde,  fiyata bakarsak Maybelline kajal daha bütçeye uygun evet ama o da ucu yüzünden bi süre sonra kullanılamıyor. Kalınlaşıp küt hale geliyor inceltmek için uğraşmak gerekiyor vs vs. Temizlemesi çok kolay! Ilık su ile rahatça çıkarabiliyorsunuz, yıkarken diğer eyelinerlar gibi dağılmıyor, ilginç bir şekilde parçalanarak çıkıyor. Sanki kağıt gibi birşey sürmüşsünüz de çıkarıyormuşsunuz gibi oluyor. 

 Bana hangisine devam edeceksin diye sorarsanız Etude House Oh My Line eyeliner derim! Skinfood eyelinerı sürerken kapak nedeni ile biraz zorlandım. Ancak Etude House eyelinerı kullanırken hiçbir zorluk çekmiyorum.  Fiyatları hemen hemen aynı.

Onun dışında her ikisinin yapısı da aynı, temizlenmeleri kolay, ikisi de oldukça koyu ve mat bitişe sahip, akma ve dağılma kesinlikle yapmıyorlar.

Güvenle kullanabileceğiniz ürünler :)

Umarım benim gibi eyeliner arayışında olanlara bir faydam olmuştur :) 
Herkeslere güzel bir hafta diliyorum :)






25 Haziran 2015 Perşembe

Mim: Ben Küçükken


Merhablar arkadaşlar bugün diaryofmelly blogun sahibi arkadaşımızın beni “ben küçükken” konusuna mimlemesi vesilesi ile karşınızdayım J
Mellyciğimçok teşekkür ederim bu ilk mim'im olacak sayende :) Çok mut olduğumu yazmak istiyorum öncelikle <3

Gelelim benim minnak hallerime!

Çocukluğum konusunda anneme sorduğumda aldığım yanıt hep “ alevdin, ateştin” olurdu ahaha artık siz tahmin edin ne kadar yaramaz olduğumu J

bbbbbbbbb

Komşu teyzelerin evinde açılmadık çekmece üstüne çıkılmadık masa vitrin kalmazdı J
Çok hızlı hareket eder her şeyi yerli yerinden ederdim ahaha :D İtiraf ediyorum ki çok eğlenceliydi!

bbbbbbbbb

Alınan oyuncaklar ile en fazla 5 dakika oynar daha sonra “bunu nasıl yapmışlar acaba” diyip içini açar parçalarına böler, eğer bebek ise tüm eklemlerinden çıkartır sonra takmaya çalışır ancak başaramayıp bir kenara atardım J


bbbbbbbbb

Sürekli ütü ve fırının içini açar kablolarına bakardım çözerdim sökerdim bağlardım bozuk ise tamir eder, çalışıyor ise bozardım :D
Evde ki tüm prizlere çivi sokmaya çalışırdım çünkü prizlere dokunmamam gerektiği söylenmişti ahah bende de öyle bir inat var ki o prize o çivi girecek arkadaş! Nihayet bir gün çiviyi sokmayı başardım dişlerimin zangırdaması ile bi anda geri çekildim ve “evet buraya dokunmamak gerek” diyip bu hobimden vazgeçtim J


bbbbbbbbb

Kış aylarında yani okul açıkken asla dışarı çıkamazdık, annem okul zamanı dışarı çıkmak yasak derdi, babamın gözlerine çaresizce bakardık ama o da ses çıkarmaz gözlerini bizden kaçırır hadi bakalım ödevlerinize bakın derdi :/ Ödev bittikten sonra kedi misali camdan dışaro oynayan arkadaşlara bakrdık :( Off ne acıydı o bakışlar anlatamam :D

Kar yağdığında bi yarım saat kadar kar topu oynayıp eve girerdik ama yazın okullar kapandığında apartmanın 5 metre karelik beton bahçesinde sabahın 3-4üne kadar oynar arkadaşlarımızla eğlenirdik J Bahçe sınırından dışarı çıkmamak şartıyla :D


bbbbbbbbb

Karnelerimizi aldığımızda oyuncakçıya giderdik annem ne istersen al derdi bütün bir yıl beklediğim bu anlarda hep saçma sapan hiçte oynamayacağım şeyler alırdım :D Bir keresinde bütün yıl büyük Fatoş bebeklerden isteyip , yanıp tutuşurken gidip hiçte oynamaktan haz etmediğim barbie bebek almıştım...  ahaha manyak mıyım neyim niye öyle yapıyordum bilmiyorum :D

bbbbbbbbb

Kardeşimi hep kıskanırdım bulduğum fırsatlarda sevmediğimi gösterirdim, yemeğinden etini çalardım ahaha :D Ama ona yaklaşıp zarar veren herkesi de bi güzel döverdim :p 7-8 yaşlarında O benim kardeşim kimse dokunamaaaaauauauaaaz diye bağıra çağıra elimde terlikle kendimden büyük, boy olarak en az 2 katı olan   3 kişilik çeteyi kovalamışlığım var J


Çocukken evde ki oklava ile uzak doğu dövüş tekniklerini denerdim J Elinde çevirir, bazı kılıç hareketleri yaparıdm ki hala yapıyorum ama oklava yerine şemsiye ile :D Evde televizyon filmlerinden öğrendiğim karate hareketlerini yapar, her gün en az 1 saat yumruk çalışırdım :D Hala daha yaparım arada bir :p


bbbbbbbbb

En çok saklanbaç ve yakan top oynamayı severdim. Diğer oyunları pek sevmezdim!  En anlamadığım oyun ise, Aç kapıyı bezirgan başı diye başlayan garip oyun. Abi neydi o öyle ya!  Kabus oyundu benim için, ama hatır gönül kıramaz höf pöf diyerek oynardım. Ha birde kutu kutu pense ne ya :D elmamı kim yerse :D arkadaşım bilmem kim arkasını dönerse ne niye dönüyo yoksa elmayı o mu yiyor :D kabus oyunum 2! :D

bbbbbbbbb

12-13 yaşlarındayken, Kanal 6 vardı o zamanlar "Mahkum Dragon" diye bir film izlemiştim ve ciddi anlamda etkisidne kalmıştım ki hala aklımdan çıkmaz.  O zamanlar internet yoktu :p Ama İnternete kavuştuğumda ilk işim filmi aramak olmuştu ki hala ara ara bakarım nete  ancak bulamadım :/ 

bbbbbbbbb

Çok yaramazdım evet! Ama çok mutluydum :)
Büyüdükten sonra mutluyum diyebileceğimiz anları zor buluyoruz! Yazım biraz uzun oldu gibi, anlatacak daha çok şey var ama tadında bırakayım :)

bbbbbbbbb

Bendeeeee Beautybeybi isimli blog sahibi arkadaşımızı mimliyorum :) Bakalım vakti olurda yazarsa nasıl bir minnaklığı varmış öğrenmiş oluruz bu sayede :)

Çocukluk anılarımızda ki mutlu günlerimizi, büyümüş olsak da aynı tatta aynı hazda hep yaşamamız dileği ile hep çocuk kalsın ruhumuz! :)
Sevgiler <3

27 Mayıs 2015 Çarşamba

Laneige BB Cushion [Pore Control] SPF 50 PA+++ No: 21- Natural Beige Ürün İncelemesi

Ve işte yine  yeniden Kore ürünü! :D
Yazmaya bu aralar pek vakit bulamadığımdan dolayıdır ki bu gün bir kaç post birden yazmayı düşünüyorum hazır başka bir işim yokken :) 
Bugün konuğumuz Laneige BB Cushion Pore Control. 
Laneige Markası Kore'de özellikle beyazlatıcı ürünler konusunda en iyi markalar arasında yer alıyor. Cilt bakım  ürünlerinin yanı sıra makyaj ürünleri konusunda da ciddi anlamda öne çıkmış bir markadır kendisi. Fiyat olarak biraz yüksek olsa da yabancı bloglarda verilen her kuruşa değdiği yazıyor. Bu Cushion'ı ile bende kesinlikle aynısını düşünüyorum :)

Laneige Cushion 50 faktör güneş koruyucu içeriyor ve gözenek kontrolü yapan bir ürün. Gözeneklere, kırışıklıklara doluşup kötü bir görüntü vermiyor. Maske gibi bir duruşu yok, mat bitişli, cilt sebum üretimini kontrol eden ve yağlı ciltlerin memnun kalarak kullanacağı bir ürün. Benim cildim Yağlı değil, ,bu aralar karmaya dönse de normalde kurudur. Ancak nemlendirici ile destekleyerek beğenerek kullandım aldığımdan beri :)

Kutusunda Ürün haznesi, hazne içinde 1 adet refil, ayrıca bir adette ayrıca 1 adet daha refil var.

Ürünün şekline şemaline gelecek olursak:



Kutumuzu açınca karşımıza ne çıkıyor ola ki? :D 
 

Kutusu çok şık ve cidden çok havalı. Etude House Precious Mineral Any Cushion biraz şirine kaçan bir kutu yapmıştı (yorumunu okumak isterseniz tıklayınız). Ama bu ürün daha klas bir kutuya sahip :) 

Yine aynalı (ki bütün cushionlar aynalı) derli toplu.



Ürünün bulunduğu süngeri Etude House süngeri ile aynı yapıda.

Rengi bizim Naturel bej anlayışımızdan biraz daha açık.
Swach halinde görünümü bu şekilde ancak bildiğiniz üzere el-fırça-diğer sıvı ürünlerde uygulandığı gibi ürünü yayarcasına sürterek uygulamıyoruz. Bunu temsili olarak ekledim ^^
Ürün kendi paketinin içinde çıkan süngeri ile pıt pıt cilde pansuman yapar gibi nazik hareketlerle sürüyoruz.


Şimdi bana aşağıda ki iki resimde ki 7 farkı bulunuz :D

Öncesi
Sonrası

Ürünün muhteşem bir kapatıcılığı var gördüğünüz gibi. Mat ve aydınlık bir bitişe sahip.Yüzümde ki leke ve gözenekleri nasıl kapattığına ben her sürüşümde hayran kalıyorum. Oldukça uzun süre cildimde kalıyor. Sabah sürüyorum akşam biraz bozulma olsa da (eğer elimizi zırt pırt yüzüme götürmemişsem:D) yüzümde kalmaya devam ediyor! Ekstra bir güneş koruyucu kullanmaya gerek duymadım açıkçası bu ürüne diğer BB krem ve Cushionlarımdan daha çok güveniyorum ancak tabi ki yoğun güneş almaya başladığımız günlerde ne olur ne olmaz diye güneş kremini uygulayacağım :) Sürdükten sonra cildinizde yapışıklık hissi olmuyor, ağırlık olmuyor, maske gibi kaba bir görüntü vermiyor ve doğal kendi ten renginizmiş gibi duruyor ve pürüzssüz bir görünt elde etmenizi sağlıyor...
Cushion içeriğinde Laneige Pore Tightening Essence'in "Pore Purifying Complex"i var(gözenek sıkılaştırıcı esansı), gözenekleri sıkılaştırıcı bakım essenceini bu ürünümüze ekleyerek bizi ayrıca mutlu etmek istemiş ^^  Hem kusurlarımı kapatıp hem bakım yapan bir ürün! Bu markanın beyazlatıcı serisini kısmet olur ise alacağım ve deneyeceğim en kısa zamanda :) Oldukça pahalı bir set ama, beyazlamak uğruna lekelerden kurtulmak uğruna ne paralar harcadım ne risklere girdim blogumu takip edenler bilirler :/ Oldukça açılmış olsa da lekelerim, artık tamamen kurtulmak istiyorum!!!
Ürüne tekrar dönecek olursak :p  
Bu ürün yağlı ciltlere kesinlikle tavsiye ederim! Verilen her kuruşa değecek  bir ürün kesinlikle. Kuru ciltlere Laneige'in diğer Cushionlarını önerebilirim (ki yakında bir tane de kuru ciltler için olanını alacağım^^)


Diğer yazımda en kısa süre içerisinde görüşmek üzere kuzişler :) Hoşça kalın mutlu kalın, Sevdiklerinizle kalın!